Başlangıç / Genel Bilgiler / Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS) Nedir?

Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS) Nedir?

Akut Respiratuar Distres Sendromu: Kan içerisinde bulunan oksijen seviyesinin düşmesine neden olan bir akciğer hastalığıdır. Vücutta bulunan organların ve sistemlerin sağlıklı ve düzenli bir şekilde çalışabilmesi için kan içerisinde yeterli bir oksijen oranı olması gerekir. ARDS kan içerisindeki oksijen oranını azalttığı için yaşamı tehdit edebilir.

Akut Respiratuar Distres Sendromuna Genel Bakış

ARDS’yi anlayabilmek için öncelikle akciğerin çalışma mekanizmasına bir bakalım. Ağız ve burun yoluyla aldığımız nefes, nefes borusunda ilerleyerek akciğerin hava keselerine ulaşır. Bu hava keselerine Alveol denir. Alveol içerisinde bulunan hava, hava keselerinin (Alveol) duvarında bulunan kılcal damarlar vasıtasıyla kan dolaşımına geçer. Dolaşıma karışan oksijen vücutta bulunan bütün organlara ve dokulara ulaşarak sıhhatli (sağlıklı) bir yaşamın devam etmesinin sağlar.

ARDS’de travmaya bağlı yaralanmalar ve enfeksiyonlarda hava kesecikleri (Alveol) içerisinde olması gerekenden daha fazla sıvı dolar. Bu durumda akciğerin yeterli düzeyde hava ile dolmasını ve yeterli oksijen almasını engeller. Bunların sonucunda vücutta bulunan organlar (Beyin gibi) ve dokular ihtiyaç duydukları oksijeni alamazlar ve bu durumun sonucu olarak yeterli ve sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getiremezler. ARDS olan insanların hastaneye yatış sebepleri genellikle başka hastalıklardır.

ARDS’nin Nedenleri Nelerdir?

Günümüz şartlarında doğrudan veya dolaylı olarak bir çok koşul veya faktörler akciğerlere zarar verir ve ARDS oluşumuna neden olabilir. ARDS ye neden olan bazı durumlar şunlardır;

  • Pnömoni : Pnömoni bir çeşit akciğer enfeksiyonudur.
  • Sepsis: Bu durum bakterilerin kan dolaşımına karışmasıdır.
  • Travmaya veya herhangi bir nedene bağlı ciddi kanama
  • Baş veya göğüste yaralanma meydana gelmesi
  • Zararlı dumanların olduğu bir ortama maruz kalma

Akut Respiratuar Distres Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

ARDSnin ilk ve en önemli belirtileri;

  • Akciğerlere yeterli miktarda hava alamama
  • Hızlı bi şekilde nefes alıp verme
  • Boğulma hissi olması

ARDS gelişmeden öncede ortaya çıkabilecek belirtiler vardır. Bu duruma örnek olarak; zor nefes alma, ateş ve öksürüğü verebiliriz.

Bazı durumlarda ARDS hastalarında konfüzyon, aşırı yorgunluk ve düşük kan basıncı gibi belirtiler meydana gelebilmektedir. Bu durumun sebebi vücutta bulunan organların (Böbrek ve Kalp gibi) içeriğinde yeteli oranda oksijen olan kan alamadıklarındandır. Organların yeterli ve sağlıklı çalışabilmesi için oksijen açısından zengin kan alması gerekmektedir.

ARDS Nasıl Teşhis Edilir?

ARDS tıbbi geçmiş fiziki muayeneler ve test sonuçlarına bakılarak teşhis edilir.

Tıbbi geçmiş olarak ARDS ye neden olabilecek herhangi bir olay yada hastalık olup olmadığı araştırılır. Bu duruma örnek olarak akciğerlere sıvı birikmesine neden olabilecek olan kalp yetmezliği hastalığını söyleyebiliriz. Fiziki muayenede cilt veya dudaklarda siyanoz olup olmadığı kontrol edilir. Eğer var ise bu durum kan içerisinde bulunan oksijen seviyesinin düşük olduğu anlamına gelir. Ayrıca ARDS olan bir kişinin solunum sesleri de anormalleşebilir.

ARDS’nin teşhisinde kullanılabilecek testleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Arteriyel kan gazı testleri
  • Akciğer filmi (Röntgen)
  • Tam kan sayımı, kan kimyası ve kan kültürleri gibi kan testleri
  • Balgam kültürü
  • Bunlara ek olarak bilgisayarlı tomografi (BT) yapılabilir. Akciğerlerde sıvı veya tümör olup olmadığını gösterebilir.

Kalp yetmezliği kalbin vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar yeterli kan pompalayamaması anlamına gelir. Bu durumda akciğerde sıvı birikmesine neden olabilir. Bundan dolayı kalp yetmezliği olup olmadığına dair testler de yapılması ARDS’nin teşhisi açısından önemlidir.

ARDS Nasıl Tedavi Edilir?

ARDS de tedavinin amacı kan içerisinde bulunan oksijen oranını yükseltmek ve destekleyici bir bakım sağlamaktır. Tedavideki en önemli nokta ARDS ye neden olan durumu tespit edip ortadan kaldırmaktır. ARDS’nin tedavisi hastanelerin yoğun bakım ünitesinde yapılır.

Oksijen terapisi : birey kendiliğinden nefes alıp verene kadar solunum borusu ve vantilatör kullanılır. Birkaç günden fazla bir süre için bir vantilatör gerekirse trakeotam yapılabilir.

Destekleyici bakım : Destekleyici bakım olarak semptomları hafifletmek, meydana gelen komplikasyonları önlemek  ve bireyin yaşam kalitesini artırmak amacıyla yapılan girişimleri söyleyebiliriz.

ARDS hastaları genellikle yetersiz beslenmektedirler bundan dolayı ek beslenme bir beslenme tüpü vasıtasıyla yapılır. ARDS hastalarında pnömoni gibi enfeksiyon riski yüksektir. Bundan dolayı enfeksiyon tedavisinin yapılması önemlidir.

Kan pıhtısının önlenmesi : Uzun süre yatağa bağlı kalmak vücudun derin damarlarında kan pıhtılaşmasına sebep olabilir. Bu pıhtılar da akciğerlere giden kan akışını engelleyebilir (Pulmoner emboli). Bu durumun oluşmasını engellemek için kan inceltici ilaçlar ve bacağınızı hafifçe sıkan çoraplar gibi tedaviler uygulanır.

ARDS’nin Komplikasyonları Nelerdir?

ARDS de meydana gelen en yaygın sorunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

Enfeksiyonlar : uzun süre hastanede yatmak hastane enfeksiyonu kapmaya sebep olabilir.

Pnömotoraks (Akcigerin çökmesi)

Akciger yara izi : ARDS akciğeri sert (yaralı) bir hale getirebilir.

Kan pıhtılarının oluşması : Uzun süre hastanede yatmak kan pıhtılaşmalarına sebep olabilir. Bu durumu engellemek için tedavi planlanması önemlidir.

Akut Respiratuar Distres Sendromu ile Yaşamak

Bazı kişiler tedavi sonrası ARDS den tamamen kurtulurken bazıları sağlık sorunları yaşamaya devam edebilir. Nu sorunları aşağıdakiler gibi sıralayabiliriz;

  • Nefes darlığı : bir çok kişi tedaviden sonra 6 ay gibi bir süre içerisinde kaybolan nefes darlığı problemi yaşayabilir. Ancak bazı kişilerde bu süre daha da uzayabilir.
  • Yorgunluk ve kas güçsüzlüğü : Sürekli hastanede olmak ve bir vantilatör cihazına bağlı kalmak kasların zayıflamasına ve güçsüzleşmesine sebep olabilir. Tedaviden sonra hasta kendini çok yorgun hissedebilir.
  • Depresyon : ARDS yaşayan bir çok insan tedaviden sonra depresyondaymış gibi hissedebilir.
  • Bellek (Hafıza) ve düşünme ile ilgili problemler : Tedavide kullanılan ilaçlar ve kan içerisindeki oksijen oranının düşük olması bu duruma sebep olabilir.

Bu sorunlar kişilere göre değişkenlik göstererek kısa veya uzun sürebilmektedir.

ARDS’nin Prognozu Nasıldır ?

Tıp biliminin gelişmesiyle geçmişe oranla tedavi imkanları ve yöntemleri gelişmiştir. Bundan dolayı ölüm oranı geçmişe oranla azalmıştır.

Hayatta kalma oranları; yaşa, ARDS’nin altında yatan nedene göre değişmektedir.

Hayatta kalan bazı insanlar tamamen iyileşirken bazılarının ise akciğerlerinde kalıcı hasarlar meydana gelebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir